RENAULT
E-Mag 2010

UÇ UÇABİLDİĞİN KADAR

Yazı ve fotoğraflar: Yelda Baler
yeldabaler@superonline.com

ARŞİV SAYI 154

Özgürlük sözcüğü dudaklarımızdan dökülürken, hemen hepimizin zihninde beliren görüntü, uçmaktır. Ayakları yere basan özgür ruhların, yeryüzünü adımlarıyla kat ederken bile gözleri hep zirvelerde, gökyüzündedir. İster İshakpaşa Sarayı’ndan Ağrı Dağı’na doğru bakmış, ister Fethiye’de Kelebekler Vadisi’ne tırmanmış, ister Himalayalar’ın zirvelerinde günün uyanışına şahitlik etmiş olsunlar, onlar için sınırın ötesi kanatlanıp uçmaktır. Rüzgarı vücudun her noktasında hissetmektir. İçinden sıyrılıp adımladığı coğrafyaya kuşların gözüyle bakmaktır.

Yaklaşık on yıl önce, elim tandem pilotumun omzunda, bizi boşluğa yönelten tahta paravana doğru onun peşi sıra koşarken, birkaç adım sonra neyle karşılaşacağımı bilmediğim bir duruma sürükleyen özgürlük duyguma sayıp sövdüğümü bugün gibi hatırlıyorum. Rio de Janeiro’ya giderken, uçakta karar vermiştim Delta Kanat yapmaya. Uçmak için dünyanın en iyi üç noktası arasında sayılan bu güzel kentte, yamaç paraşütünden üç kat daha hızlı olan Delta Kanat’ın kanatları arasında, yatay durumda, kuş gibi süzülmek, okyanus dalgalarının kıyılara sokulmasını tepeden izlemek, girintili çıkıntılı onlarca koy ve tepeden oluşan coğrafyanın üstünden uçmak bu ülkeye gelmek için attığım adımlarıma biraz daha anlam katacaktı.

Katmıştı da... Kanatlanmış olmanın yarattığı adrenalin, yere ayak bastığımız anda başarmış olmanın verdiği çılgınca mutluluk, ruhumu avuçlarımın içine alıp gökyüzüne fırlatmayı öğretti bana. Tıpkı dün Ağrı Dağı’na karşıdan bakan yaylalardan birinde, karlı tepelerin bulutlara değdiği, ıssızlığın kulakları deldiği bir yerde yaptığım gibi...

Uçmak fikri size çok çılgınca geliyorsa öncelikle balona binmenizi öneririm. Türk Hava Kurumu’nun (THK) veya özel uçuş şirketlerinin düzenlemiş olduğu balon uçuşlarına katılmak için herhangi bir eğitim almanız da gerekmiyor. Tek yapacağınız şey sepetin içine girip etrafı izlemek. Uçuşun sakinliği sizi şaşırtacak. Biraz daha heyecan arıyorsanız yamaç paraşütü ile gökyüzünde süzülebilirsiniz. Bu tecrübe size hayatın her anını, her karesini yaşadığınızı hissettirecek.

1940 yılında Wright Kardeşler’in birkaç parça perde kumaşından hazırlanan bir tür uçurtmayla başarılı ilk uçuşlarını yaptıkları araç, bugünkü paraşütlerin de ilk örneği sayılmaktadır. 1961’den sonra kendi şişebilen ve süzülerek uçabilen paraşütler üzerinde çalışmalar başladı. 1968’de koşarak ya da ayakta kalkış üzerine makaleler yazıldı. 1980’lerde ilk olarak Fransa ve İsviçre Alp’lerindeki bir grup pilot dik yamaçlardan koşarak kalkış yapmaya başlayınca yamaç paraşütlerinin de yolu açılmış oldu.

Yamaç paraşütleri, uçaktan yapılan serbest atlayış paraşütlerinden farklı olarak açılışı sırasında büyük basınca karşı direnmiyor. Kubbe denilen kanatların hava geçirmeyen kumaştan olması yeterli. Bu nedenle, yamaç paraşütleri serbest atlayış paraşütlerinden çok farklı olarak yüksek kaldırma gücüne sahip “aerofoil” yapılı yelken kanatlara dönüştüler. Kanatların içerisine hava dolabilmesi için iki kat hazırlanıyor. Dikey parçalara bölünmüş iki kat kanadın ön tarafı açık, arka tarafı kapalı olduğundan içine giren havanın yardımıyla kanadın alt yüzeyi düz, üst yüzeyi kavisli bir şekil alıyor. Kanadın yan taraflarında, paraşütün uçuşunu dengeleyen kulak adı verilen parçalar var. Alttan gelen havanın etkisiyle şişen kanat pilotun üzerine doğru yükselince yapılacak tek şey kalıyor, koşmak. Rüzgarı doğru yakalayan kanat kaldırıcı hava akımlarının etkisiyle yükselmeye başlıyor ve ısınma sonucu oluşan sıcak ve nemli hava sayesinde çok uzun uçuşları yakalamak mümkün oluyor.

Aslında bütün teknik, kuşların hareketinde gizli. Kaldırıcı hava bantını yakalayan kuşlar kendilerini rüzgara bırakarak sakin, dingin uçuşlar yaparlar. Sonra yavaşca rüzgarın hızından çıkan kuşlar irtifa kaybederler yani çökerler. Yükselip rüzgarı yakalamak için yeniden kanat çırpmaya başlarlar.Yani işin özü rüzgarı kanatın içine alabilmekte. Yamaç paraşütünde iniş en az riskli olan bölüm. Rüzgarı kanatın içine alıp neredeyse yürüyerek ayak basarsınız toprağa.

Coğrafi yapısı ve iklim koşulları yönünden Türkiye’nin pek çok yerinde yamaç paraşütü yapılabiliyor. Amasya’dan Tokat’a, Konya’dan İzmir’e birçok uçuş noktası bulmak mümkün. Alçak tepeler özellikle yeni başlayanların eğitim uçuşları için kullanılmakta. Ancak deneyimli ve usta pilotlar için 600 metreden 3200 metreye kadar uçuş noktaları var. Hemen bazılarını sayalım ki mevsimi gelirken olur da yolunuz düşerse tandem uçuş yapmak için şansınızı deneyin.

Kaş (1000 metre), Fethiye Babadağ (1950 metre), Denizli Honat (2000 metre), Uludağ (2000 metre), Erzurum Palandöken (3200 metre), Ödemiş (1300 metre), Gökova (850 metre). Özellikle vurgulamakta yarar var ki dünyanın en iyi tandem atlayış noktası Fethiye Babadağ.

Usta ve bröveli pilotlarla yapacağınız tandem uçuşların yanında uçuş eğitimi alarak yamaç paraşütüyle tek başınıza uçabilirsiniz. Kurslar Türk Hava Kurumu’nun yanı sıra, üniversite kulüpleri, özel kurumlar tarafından da veriliyor. Özellikle Boğaziçi Üniversitesi Havacılık Kulübü (BÜHAK) yamaç paraşütünü Türkiye’ye ilk getiren kurum olarak uçuş konusunda çok önemli bir misyonu taşıyor. Yamaç paraşütü, model uçak yapımı, serbest paraşüt dallarında eğitim veren BÜHAK üniversite dışından da eğitim almak isteyenlerin hizmetinde. 8-10 saatlik teorik derslerden ve yer eğitiminden sonra uçuşlar başlıyor. Başlangıç eğitimi tamamlandıktan sonra da kulüp pilotluğu eğitimi alınarak "pilot" seviyesine ulaşıldığında isteyen herkes tek başına uçabilir. Paraşüt çok hafif olduğundan sırt çantası gibi rahatlıkla taşınabilir ve diğer uçuş sporları gibi bir piste ihtiyacı olmadığı için daha özgür bir spor diye adlandırabiliriz. Kolay ve çok zevkli olmasının yanında sporun her dalında olduğu gibi yamaç paraşütüyle uçarken de kesinlikle uymanız gereken bazı kuralların olduğunu hatırlatmamız gerekli. Havacılığın şaka kaldırmadığını düşünecek olursak, tehlikeleri önceden görüp ona göre önlem almanız gerektiğini unutmayın. Güvenli uçuşlar için içinde uçtuğumuz hava katmanını kesinlikle iyi tanımalı, paraşütünüzün değişik şartlarda nasıl kullanılacağını önceden öğrenmeli ve daha da önemlisi asla tehlikeli hareketlerde bulunmamalısınız. Bizlerin yaptığı gökyüzünde süzülmek, rüzgarla uçmak, aşağıda denizleri, kumsalları, ağaçları, köyleri seyretmek, güneşe, bulutlara daha yakın olmak, heyecan duymak ve yaşadığını hissetmek...

Unutmayın, herkes limitlerini kendi belirler. Korkmayın! Gökyüzüne yükselin, dünyaya yukarıdan bakın, heyecanlanın, çığlıklar atın, rüzgarda yuvarlanın. Ben mi? Evet hepsini yaptım. Hem balonla, hem yamaç paraşütüyle, hem de delta kanatla…

/ SAHİBİ M. İBRAHİM AYBAR / GENEL YAYIN YÖNETMENİ ATİLLA AKCEN / SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ EREN TUNCAY /
/ EDİTORYAL KOORDİNASYON ASLI ULUŞAHİN-ZEBRA DESİGN FACTORY / YAYIN DANIŞMANI DOĞAN ŞENER /
/ TASARIM ZEBRA DESIGN FACTORY
/ KATKIDA BULUNANLAR / ÇAĞIN ÖZMEN / YELDA BALER / İRFAN YILDIZ / SEVGİ CAN / ASLI ULUŞAHİN FOTOĞRAFLAR / MEHTAP KIZILIRMAK
/ YÖNETİM YERİ-YAYIMCI / RENAULT MAİS A.Ş. CASPER PLAZA NO. 49 34770 ÇAKMAK-ÜMRANİYE/İSTANBUL TEL : 0216.645.66.66 FAKS : 0216.645.68.86
/ PERFORMANSMAGAZİN@RENAULT.COM.TR
/ WWW.RENAULT.COM.TR

ALO RENAULT ÇAĞRI MERKEZİ 0212 444 66 22 NUMARALI TELEFONDAN HAFTA İÇİ 08:00 - 18:00 HAFTA SONU 10:00 - 18:00 SAATLERİ ARASINDA HİZMET VERMEKTEDİR.