Aslında bütün teknik, kuşların hareketinde gizli. Kaldırıcı hava bantını yakalayan kuşlar kendilerini rüzgara bırakarak sakin, dingin uçuşlar yaparlar. Sonra yavaşca rüzgarın hızından çıkan kuşlar irtifa kaybederler yani çökerler. Yükselip rüzgarı yakalamak için yeniden kanat çırpmaya başlarlar.Yani işin özü rüzgarı kanatın içine alabilmekte. Yamaç paraşütünde iniş en az riskli olan bölüm. Rüzgarı kanatın içine alıp neredeyse yürüyerek ayak basarsınız toprağa.
Coğrafi yapısı ve iklim koşulları yönünden Türkiye’nin pek çok yerinde yamaç paraşütü yapılabiliyor. Amasya’dan Tokat’a, Konya’dan İzmir’e birçok uçuş noktası bulmak mümkün. Alçak tepeler özellikle yeni başlayanların eğitim uçuşları için kullanılmakta. Ancak deneyimli ve usta pilotlar için 600 metreden 3200 metreye kadar uçuş noktaları var. Hemen bazılarını sayalım ki mevsimi gelirken olur da yolunuz düşerse tandem uçuş yapmak için şansınızı deneyin.
Kaş (1000 metre), Fethiye Babadağ (1950 metre), Denizli Honat (2000 metre), Uludağ (2000 metre), Erzurum Palandöken (3200 metre), Ödemiş (1300 metre), Gökova (850 metre). Özellikle vurgulamakta yarar var ki dünyanın en iyi tandem atlayış noktası Fethiye Babadağ.
Usta ve bröveli pilotlarla yapacağınız tandem uçuşların yanında uçuş eğitimi alarak yamaç paraşütüyle tek başınıza uçabilirsiniz. Kurslar Türk Hava Kurumu’nun yanı sıra, üniversite kulüpleri, özel kurumlar tarafından da veriliyor. Özellikle Boğaziçi Üniversitesi Havacılık Kulübü (BÜHAK) yamaç paraşütünü Türkiye’ye ilk getiren kurum olarak uçuş konusunda çok önemli bir misyonu taşıyor. Yamaç paraşütü, model uçak yapımı, serbest paraşüt dallarında eğitim veren BÜHAK üniversite dışından da eğitim almak isteyenlerin hizmetinde. 8-10 saatlik teorik derslerden ve yer eğitiminden sonra uçuşlar başlıyor. Başlangıç eğitimi tamamlandıktan sonra da kulüp pilotluğu eğitimi alınarak "pilot" seviyesine ulaşıldığında isteyen herkes tek başına uçabilir.
Paraşüt çok hafif olduğundan sırt çantası gibi rahatlıkla taşınabilir ve diğer uçuş sporları gibi bir piste ihtiyacı olmadığı için daha özgür bir spor diye adlandırabiliriz. Kolay ve çok zevkli olmasının yanında sporun her dalında olduğu gibi yamaç paraşütüyle uçarken de kesinlikle uymanız gereken bazı kuralların olduğunu hatırlatmamız gerekli. Havacılığın şaka kaldırmadığını düşünecek olursak, tehlikeleri önceden görüp ona göre önlem almanız gerektiğini unutmayın. Güvenli uçuşlar için içinde uçtuğumuz hava katmanını kesinlikle iyi tanımalı, paraşütünüzün değişik şartlarda nasıl kullanılacağını önceden öğrenmeli ve daha da önemlisi asla tehlikeli hareketlerde bulunmamalısınız. Bizlerin yaptığı gökyüzünde süzülmek, rüzgarla uçmak, aşağıda denizleri, kumsalları, ağaçları, köyleri seyretmek, güneşe, bulutlara daha yakın olmak, heyecan duymak ve yaşadığını hissetmek...
Unutmayın, herkes limitlerini kendi belirler. Korkmayın! Gökyüzüne yükselin, dünyaya yukarıdan bakın, heyecanlanın, çığlıklar atın, rüzgarda yuvarlanın. Ben mi? Evet hepsini yaptım. Hem balonla, hem yamaç paraşütüyle, hem de delta kanatla…