Günümüzde durum
Elektrikli araçların günümüzde başarılı olabilmesi ve geniş tüketici kitleleri tarafından kabul görebilmesi için birtakım koşulların bir araya getirilmesi gerekiyor. Bunlar;
- Çağdaş klasik araçlarla aynı performansa sahip, uygun fiyatlı elektrikli otomobil üretmek,
- Kullanışlı ve basit bir elektrik dağıtım alt yapısı oluşturmak,
- Bu alt yapının geliştirilmesine yardımcı olacak ve tüketicileri, elektrikli araç almaya teşvik edecek kamu desteğini sağlamak.
Bugün dünyanın gündeminde olan kalkınma ve küresel ısınma başlı başına bir sorun. Sera etkili gazların salımını azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik otomobil çözümlerine talep gitgide artıyor. Bu bilinçlenme süreci, halkın internet vasıtasıyla medyalara ve bilim dünyasına sundukları bilgilere ulaşmasıyla artık çok kolay. Örneğin; Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli’nde, küresel ısınmadaki artışın 2050 yılına kadar 2001 yılı değerlerine göre CO2 salımlarının %50 ila %85 oranında düşürülmesi gerektiği açıklandı.
Bir başka husus da petrol bazlı yakıtların maliyetinin son derece oynak olması. Buna bir de uzun vadede tükenme tehdidi ve devletlerin enerji bağımsızlığı konusundaki politikaları eklenenince durum daha da vahim bir hal alıyor.
Son teknolojik ilerlemeler sayesinde artık aküler eskisinden çok daha küçük, çok daha güçlü ve çok daha büyük şarj kapasitesine sahip.
Gelişen pazarlarda otomobil talebi gitgide büyüyor, bunun sonucunda trafiğe her geçen gün daha fazla araç çıkıyor ve sürekli olarak havayı kirleten salımlar artıyor.
Önümüzdeki 10 yıl içinde otomobil sektörü; Rusya, Brezilya, Çin ve Hindistan gibi yükselen pazarlarda büyüyecek. Ayrıca, 2008 yılında 6,7 milyar olan dünya nüfusunun 2050 yılında 9,5 milyara ulaşması bekleniyor.
Elektrikli araçların, artan talebi karşılamak ile gezegenimizin korunması arasında bir denge oluşturacağını düşünen Renault Başkanı Carlos Ghosn, “ABD’de çevre konusunda alınacak önlemler son aşamaya geldi. Japonya ve Avrupa’da da bu konuda çok önemli çalışmalar yapılıyor. Ama biz, yürürlükteki düzenlemelerin bir adım önüne geçmek için çaba sarf ediyoruz. Artık otomotiv endüstrisinde bir değişim zamanı geldi ve bize göre, bu değişim elektrikli araçlarla gerçekleşecek” açıklamasında bulundu.
|



% 100 ELEKTRİKLİ MOTORLAR NASIL ÇALIŞIYOR?
- Motoredüktör: Elektrikli motor, döner bir manyetik alan yaratan bir “stator”dan oluşuyor ve böylece rotorun, motor ekseni üzerinde dönmesini sağlıyor. Söz konusu rotor, üretilen “tork”u tekerleklere aktarmak için sabit küçültme oranlı bir redüktörü çalıştırıyor. Bu gruba motoredüktör deniliyor. Direkt ve darbesiz hızlanmalar sağlayan bu redüktör sayesinde motor hiçbir zaman stop etmiyor. Geri vitese almak için sadece rotorun ters yöne dönmesi yeterli. Elektrikli motor, termik motorların % 25 dolayındaki verimlerinin çok üzerinde, neredeyse % 90 gibi çok yüksek bir enerji randımanına ulaşıyor.
- Elektronik güç birimi: Elektrik enerjisi, motoredüktöre UPS içeren elektronik bir güç birimi aracılığıyla iletiliyor. Bu UPS, stoklanmış 400 V’luk doğru akımı, statoru beslemek için trifaze alternatif akıma dönüştürüyor. UPS ile aynı karterde bulunan transformatör ise çekiş aküsünün 400 V’luk doğru akımını, klasik araç içi şebekesini ve otomobilin yardımcı fonksyonlarını (iç ve dış aydınlatma, radyo, elektrikli camlar vs.) beslemek üzere 12 V’luk doğru akıma çeviriyor.
- Ara bağlantı kutusu: Bu kutu; tüm motor aksamları, akü, klima ve ısıtma için güç akımını dağıtan kontrol kulesi niteliğinde. Kutu aynı zamanda şebekenin 220 V alternatif akımını yeniden şarj etmek için 400 V doğru akıma dönüştüren şarj cihazını da içeriyor.
- Son nesil lityum-iyonlu akü: Elektrikli motor, lityum-iyonlu teknolojiye sahip bir akü ile besleniyor. Akünün mimari boyutları, kullanılacağı aracın tipine bağlı. Örneğin; deneme sürüşleri yapan Kangoo be bop Z.E.’de akü, her biri 4 elementer hücre içeren 48 güç modülünden oluşuyor. Akım üretilmesini veya enerji stoklanmasını sağlayan elektrokimyasal tepkimeler işte bu hücrelerin içinde gerçekleşiyor. Her modül, bir dizüstü bilgisayar büyüklüğünde. Modüller yan yana iki sıra halinde konumlandırılmış. Bu modüllerin her birinin 4 hücresi 8,4 V stokluyor; yani aküyü oluşturan 48 modülün tamamı, 400 V stoklama gücüne sahip.
Bir buçuk yıl içinde Renault, seri üretim elektrikli otomobilleri, 160 km menzil mesafesini sağlayan akülerle donatacak. Çalışmalar bu yönde hızla ilerliyor.

|